OYUN
TEORİSİ
Oyun mu, Teori mi?
Akademik
araştırmalarda kullanım alanları
yaygınlaştıkça önemi anlaşılan bu araç, 1990lardan
itibaren Amerikada yaygın olarak uygulanmaya başlandı.
Özellikle ekonomi alanında ihale düzenlemelerinden rekabet analizlerine kadar
geniş bir uygulama alanı ortaya çıktı.
Türkiyede oyun teorisi ancak son yıllarda
akademik olduğu kadar günlük hayatta da- özellikle de Akıl
Oyunları adlı filmin ülkemizde vizyona girmesinden sonra- ilgi
odağı oldu. Aslında, modern oyun teorisi bugün
karsımıza çıkan şekline uzun bir gelişme sürecinden
sonra ulaştı. Bu sürece kısaca göz atmak Oyun Teorisi isminin
nereden geldiğini anlamamıza yardımcı olabilir.
Satranç, poker, briç gibi oyunlarda oyuncuların davranışlarını modellemek ve akılcı strateji seçimleri üzerine çalışan Macar asıllı Amerikalı John von Neuman, oyunlar üzerine ilk makalesini 1928 yılında yayınladı. Hidrojen bombası ve ilk bilgisayarın mucitlerinden sayılan bu dahi matematikçi, bir ekonomist olan Oskar Morgenstern ile birlikte, oyun teorisini 1944 yılında basılan Oyun Teorisi ve Ekonomik Davranış isimli kitaplarında ilk defa ekonomi alanına taşıdılar. Bu kitapta iki oyunculu, sıfır toplamlı oyunları ve işbirlikçi oyunları incelediler. John F. Nash, 1950-53 yılları arasında yayınladığı dört çalışması ile oyun teorisini geliştirdi ve hem rekabetçi hem de işbirlikçi oyunlarda kullanılabilecek bir denge kavramını ortaya çıkardı. Halen oyun teorisinin ağır yükünü onun ortaya attığı Nash dengesi çekmektedir. Martin Shubik 1959 basımlı Strateji ve Pazar Yapısı: Rekabet, Oligopol ve Oyun Teorisi kitabında rekabetçi oyun teorisini ilk defa oligopollere uyguladı. 1965te Reinhard Selten, Nash dengesini yaygın biçimdeki oyunlarda (oyuncuların sıra ile stratejilerini seçtikleri oyunlar) kullanılabilecek şekilde geliştirdi. Üç seri makalesi ile John Harsanyi, 1967-68 yıllarında teorinin oyuncuların eksik bilgi sahibi olduğu oyunlara nasıl uygulanabileceğini gösterdi.
Gittikçe gelişen, dallanıp budaklanan
oyunlar teorisi, ekonomi bilimi için olduğu kadar, hukuk, politika,
işletme, uluslararası ilişkiler ve hatta biyoloji gibi bilimler
için de vazgeçilmez bir matematiksel araç oldu. Ekonomide, özellikle de
endüstriyel organizasyon alanında teorik gelişmelere yol açtı ve
yön verdi. Oyun teorisi aynı zamanda stratejik
karşılaşmaların incelenmesinde standart bir dil haline
geldi.
Oyun teorisi: özellikle sosyal bilimlerde stratejik
karşılaşmaları modellemeye yarayan matematiksel bir
araçtır.
Stratejik karşılaşmalar: oyuncuların getirileri
birbirlerinin hareketlerinden karşılıklı olarak
etkilendiği çekişme ya da çatışmalar.
Statik oyunlar: oyuncuların bir defaya mahsus olmak üzere
oynadıkları oyunlar.
Akılcılık: her oyuncunun kendi kazancını maksimize
etmeye çalışması.
Akılcılığın ortak bilgi olması: Tüm oyuncular
kendilerinin ve rakiplerinin akılcı olduğunu bilir, rakiplerinin
de kendilerinin bu bilgiye sahip olduklarını bildiklerini bilir ve
bunun gibi sonsuza giden bir mantık zincirinin var olduğu
varsayımı.
Kusurlu bilgili oyunlar (games with imperfect information):
oyuncuların birbirlerinin strateji seçimlerini göremedikleri ve sanki
aynı anda karar veriyorlarmış gibi oynadıkları oyun.
Eksik bilgili oyunlar (games with incomplete information): oyunculardan bir
ya da daha fazlasının diğer oyuncunun ya da oyuncuların
getirilerini bilmeden oynadıkları oyun.
Sıfır toplamlı oyun: bir oyuncunun kazancının,
diğer oyuncunun kaybına eşit olduğu oyun (poker, tenis
vb.).
Karmaşık matematiksel hesaplara girmeden oyun teorisinin mantığını anlamak için en basit oyunlar olan statik, yani oyuncuların stratejilerini aynı anda seçtikleri oyunları incelemek yeterli olabilir. Stratejik bir karşılaşmayı oyun teorisi ile incelemek için ise, önce bu çatışmanın bir oyun olarak tanımlanması gerekir.
Bir oyunun tanımı üç temel öğeye
dayanır:
Statik oyun örneklerine ve çözüm tekniklerine girmeden önce, önemli bir takım varsayımlardan bahsetmekte fayda vardır.
Statik Oyun Varsayımları:
i) Oyuncular eylem seçimlerini aynı anda ya da birbirlerinin haberi
olmadan yaparlar.
ii) Tüm oyuncular akılcıdır.
iii) Tüm oyuncuların akılcılığı ortak
bilgidir.
iv) Tüm oyuncular kusursuz fakat eksik bilgiye sahiptir.
Basit bir kaç senaryoya bakılarak bu üç öğeye göre statik bir oyunun tanımının nasıl yapılacağı daha açık olarak anlaşılabilir.
2) Ai = {İtiraf, Red}, i = Ali, Veli
3) Bu oyunun her olası sonucu için getirileri bir getiri (kazanç) matrisi ile gösterilebilir:
Veli
|
|
İtiraf |
Red |
|
İtiraf |
-5, -5 |
0, -10 |
|
Red |
-10, 0 |
-2, -2 |
Ali
Dikkat edilecek nokta,
yukarıdaki getiri matrisindeki kazançların negatif
olmasıdır. Çünkü bu oyunda getiriler hapiste geçirilecek olan
yıllardır. Her hücredeki ilk rakam satır oyuncusunun (Ali), ikincisi
ise kolon oyuncusunun (Veli) getirileridir.
Bu stratejik çatışmada birbirleriyle
iletişim kuramayan, akılcı tutukluların nasıl karar
vereceklerini bilimsel bir yaklaşımla incelemek için, Nash
dengesinden faydalanabiliriz.
Nash Dengesi : Nash dengesi kendine zorlayan (self enforcing) bir denge
kavramıdır. Bu dengede, hiçbir oyuncu rakip oyuncunun eylemi sabit
alındığında kendi seçimini değiştirmek istemez.
Bir başka deyişle, hiçbir oyuncu, rakip oyuncunun stratejisi sabit
alındığında, kendi eylemini değiştirerek
kazancını arttıramaz.
Tutukluların ikilemi gibi
2x2 bir kazanç matrisi olan oyunlarda Nash dengesini (eğer varsa) bulmak
çok kolaydır. Bunun için matrisin bütün hücrelerine tek tek bakmak yeterli
olacaktır:
Velinin İtiraf eylemi
sabit tutulursa, Alinin yapabileceği en iyi seçim İtiraf etmektir.
Çünkü, itiraf ederse 5, etmezse 10 yıl yatacaktır. Velinin Red
eylemi sabit tutulduğunda, Alinin en iyi seçimi yine İtiraf
olacaktır. Çünkü Ali serbest kalmayı, 2 yıl hapse
yeğleyecektir. Yani, Veli ne yaparsa yapsın itiraf etmek Ali için
dominant bir stratejidir. Veli için de aynı durum söz konusudur.
Akılcı oyuncular ayrı odalarda, birbirlerinin nasıl
davranacaklarını düşünürken ulaştıkları sonuç
olan (itiraf, itiraf) gerçekten oyunun Nash dengesini verir, çünkü ne Ali ne de
Veli rakibin itiraf stratejisi karşısında kendi itiraf
stratejilerini değiştirmek istemezler. Oysa her ikisi de, beşer
yıl yerine ikişer yıl hapis yatmayı tercih ederler. Bu
tercihlerine rağmen, akılcı oldukları ve
akılcılığın genel bilgi olduğu için
işbirlikçi sonucu (Red, Red) elde edemezler. Oyunun ismindeki ikilem
sözcüğü buradan kaynaklanmaktadır.
Bu oyun, oyuncuların
dominant stratejilerine bakılarak da çözülebilir. Akılcı bir
oyuncu domine edilen bir stratejiyi kesinlikle oynamayacaktır. Her iki
oyuncunun da dominant stratejisi İtiraf etmektir. İtiraf stratejisi,
Red seçimini domine eder. Akılcı Ali ile Veli Red stratejisini hiç
düşünmeyeceklerdir bile. Dolayısıyla dominant stratejilerde
denge de Nash dengesi ile aynı sonucu (itiraf, itiraf) verir. Bu
şaşılacak bir sonuç değildir, zira her dominant strateji
dengesi aynı zamanda Nash dengesidir. Fakat her Nash dengesi dominant
stratejilerde denge olmayabilir.
İşbirliği ile
rekabet arasında bir gerilim bulunan her stratejik
karşılaşmanın özünde bu tip bir ikilem yatar. Bu yüzden bu
tip oyunlar genel olarak tutukluların ikilemi oyun kategorisine girerler.
Fiyat rekabetine giren iki firma arasındaki yüksek fiyat, düşük fiyat
seçimi tutukluların ikilemine bir örnek teşkil edebilir. İki
firma da yüksek fiyatı tercih eder, fakat rakip yüksek fiyat
uyguladığında en iyi seçim fiyatı kırıp rakibin
pazar payını kapmak olabilir. Bu tip düşünen akılcı
firmalar bir ikilemle karşılaşırlar, çünkü bu fiyatlandırma
oyununun da Nash dengesinde kendi kazançlarını maksimize etmeye
çalışan firmalar fiyat savaşına girerler.
Her statik oyunda böyle bir
ikilem söz konusu olmaz. Oyuncuların hareketlerini koordine etmek
durumunda kaldığı oyunlar da vardır. Bu tip oyunlar için de
standart örnek Kadın-Erkek Çekişmesi oyunudur. Bu örnek de
tutukluların ikilemi gibi birçok ekonomik oyuna baz
oluşturmuştur.
Kadın-Erkek
Çekişmesi (Battle of the Sexes)
Sertab Erener ve Sezen Aksu
aynı anda, değişik konser salonlarında konser verecektir.
Yeni evli Ahmet Bey ve eşi Ayşe Hanım birbirleriyle
iletişim imkanı olmadan aynı anda bilet alacaklardır. Bu
oyunun kazanç matrisi aşağıdaki gibi verilmiştir:
Ayşe
|
|
Erener |
Aksu |
|
Erener |
2, 1 |
0, 0 |
|
Aksu |
0, 0 |
1, 2 |
Ahmet
Yukarıdaki matristen de
anlaşılacağı gibi çiftimiz bir konsere beraber gitmeyi, tek
başlarına ayrı konserler seyretmeye tercih ederler. Çünkü, tek
başlarına gittikleri konserden 0 fayda alacaklardır. Ahmet Bey
hanımıyla birlikte Erener konserine gitmeyi, Aksu konserine
yeğler. Ayşe Hanım ise beyi ile Aksu konserinde olmaktan daha
mutlu olacaktır.
Ayşe Hanımın
Erener seçimi sabitken, Ahmet Beyin yapabileceği en iyi seçim Erener
konseridir. Böylelikle 0 fayda yerine 2 fayda kazanmış olur.
Ayşe Hanımın Aksu seçimi
sabitken ise Ahmet Bey de Aksu seçimini vazgeçilmez bulur. Böylece 0
fayda yerine en azından 1 fayda elde etmiş olur. Yani Ahmet Beyin
dominant bir stratejisi yoktur. Aynı durum Ayşe Hanım için de
geçerlidir. İki oyuncunun da Bu oyunun Nash dengesini(lerini) bulmak için
de kazanç matrisinin hücrelerine tek tek bakabiliriz.
Ayşe Hanımın
Erener seçimi sabit tutulduğunda, Ahmet Bey de Ereneri seçecektir. Ahmet
Beyin Erener stratejisi sabitken, Ayşe Hanım da Ereneri tercih
edecektir. Dolayısıyla (Erener, Erener) bu oyunda bir Nash
dengesidir. (Erener, Aksu), (Aksu, Erener) sonuçları ise Nash dengesi
olamazlar, çünkü iki oyuncu da birlikte konsere gitmeyi yeğlerler.
Oyunculara tek tek bakıldığında, eşinin seçimi
sabitken, kendi stratejisini değiştirerek kazancını
sıfırdan pozitife çevirebilir. (Aksu, Aksu) sonucu da bir Nash
dengesidir, çünkü hiçbir oyuncu eşinin Aksu seçimi sabitken başka bir
stratejiyi seçmek istemez. Kadın-Erkek çatışması oyununun
iki Nash dengesi vardır: (Erener, Erener) ve (Aksu, Aksu).
Oyuncuların seçimlerini nasıl koordine edip hangi konsere
gideceklerini ise bulamayız, çünkü oyuncular seçimlerini aynı anda
yaparlar ve bu esnada diğerinin seçiminden habersizdirler.
Örneğimizi biraz
değiştirerek, birden fazla Nash dengesinin bulunduğu oyunlarda
hangi dengenin oyunun sonucu olabileceğine ışık
tutabiliriz.
Sevgili çiftimiz 30 yıl
evli kaldıktan sonra, yine benzer bir koordinasyon problemiyle
karşı karşıya gelirler. Uzun evlilik döneminden sonra bile
birlikte sosyalleşmeyi, yalnız başlarına gezmeye tercih
ederler. Fakat, yaşları ilerlediği için, konser yerine opera ya
da sinema seçimlerini değerlendireceklerdir. Ayrıca, Ahmet Bey bu
sefer operadan daha fazla fayda almaktadır. Kazanç matrisimiz
aşağıdaki gibidir:
Ayşe
|
|
Opera |
Sinema |
|
Opera |
3, 1 |
0, 0 |
|
Sinema |
0, 0 |
1, 2 |
Ahmet
Bu değiştirilmiş
Kadın-Erkek çatışması örneğinde de aynı iki Nash
dengesi vardır: (Opera, Opera) ve (Sinema, Sinema). Fakat bu kez oyunun
sonucu için bir şeyler söyleyebiliriz. Ahmet Beyin birlikte operaya
gitmekten daha fazla fayda alacağını bilen Ayşe Hanım
seçimini operadan yana kullanabilir. Eşinin bunu bildiğini bilen
Ahmet Bey de operayı seçer. Bu yaklaşımla oyunun sonucu (opera,
opera) Nash dengesi olmaya daha yakın görünür.
Birden fazla Nash dengesine
sahip bir oyunda, eğer oyuncular bu tip ortak bir bilgiye sahipse oyunun
sonucu olarak tek bir Nash dengesi önerilebilir. Buna odak noktası (focal
point) denir. Odak noktası
kavramını ilk kez Schelling 1960 yılında Çatışma
Stratejisi (The Strategy of Conflict) kitabında ortaya
atmıştır.
Odak noktası
kavramını daha anlaşılır kılmak için ODTÜ
İşletme Bölümünün hocalarından Profesör doktor sayın Muhan
Soysala atfedilen bir anekdot faydalı olacaktır.
İki öğrenci hafta sonu bir partiye
katılmak için İstanbula giderler. Amaçları iyi bir
eğlenceden sonra Pazar günü Ankaraya dönerek, Muhan Beyin Pazartesi sabah
yapılacak sınavına hazırlanmaktır. Cumartesi gecesi
eğlence uzun sürer, ertesi gün geç kalkılır ve Ankaraya
dönüldüğünde sınava hazırlanacak zaman
kalmamıştır. İki kafadar süklüm püklüm Muhan Beyin
yanına giderler. Pazar günü İstanbuldan dönerken arabanın
tekerleğinin patladığını, onunla
uğraşırken geç kalıp yeterince
çalışamadıklarını anlatırlar. Muhan Bey biraz
düşündükten sonra iki öğrencinin sınavını ertesi
sabaha ertelemeyi kabul eder. Pazartesi gününü iyice çalışarak
geçiren öğrenciler, Salı sabahı bir sürprizle
karşılaşırlar. Muhan Bey öğrencileri ayrı
sınıflarda oturtur ve soruları verir. İlk soru 10
puanlıktır ve zaten iyi çalışmış öğrenciler
kolaylıkla yanıtlarlar. Sınavın ikinci sayfasında ise
90 puanlık tek bir soru vardır: Hangi tekerlek?
Yanıt için dört alternatif vardır. Tek
sorun ikisinin de aynı yanıtı verebilmek için seçimlerini
koordine etmeleridir. Ayrı sınıflarda oturdukları için
işaret ya da konuşma söz konusu değildir. Akılcı bir
öğrenci arabanın sağ tarafının yol kenarına
yakın olduğu için, yol kenarına düşmüş delici bir
nesnenin üzerinden geçme olasılığının daha yüksek
olduğunu düşünebilir. Bu durumda en akla yatkın seçenek sağ
ön lastik olabilir. Fakat burada önemli olan, olasılığı
yüksek olan alternatifi değil, diğer sınıfta terleyen
arkadaşının nasıl davranacağını
düşünmektir. Eğer bu yaklaşım biçimi her öğrenci için
genel kabul görmüş bir kanı ise, akılcı öğrenciler
aynı mantık yürütme ile sağ ön tekerleği seçerek yakalarını
sıyırabilirler. Yani odak noktaya ulaşabilirler.
Diğer yandan bu iki kafadar, akılcı
olsalardı, Muhan Bey gibi zeki ve yaratıcı bir hocanın
başlarına böyle bir çorap örebileceğini tahmin edip, sınava
girmeden hangi tekerleğin patlamış olabileceği konusunda
anlaşmaya varmaları gerekirdi. Daha da önemlisi, akılcı
öğrenciler sınava hazırlanmak için son günü beklemezdi! Belki de
oyun teorisi hakkında hiç fikir sahibi olmadıkları için
stratejik düşünme ve karar vermeye bilimsel ve sistematik bir
yaklaşımla bakamamışlardır.
Bu yazı umarım okurlarına oyun
teorisi ve stratejik karşılaşmalarda sistematik karar verme
hakkında fikir vermiştir. Yazıyı okuduktan sonra siz iki
öğrenci ile aynı duruma düşseydiniz hangi tekerleği
seçerdiniz?
Kaynakça
1) McMillan, J. (1992), Games Strategies and Managers. Oxford University Press: New York.
2) Dixit, A. K. ve B/ J/ Nalebuff (1991), Thinking Strategically: The Competitive Edge in Business, Politics, and Everyday Life. W. W. Norton & Company: New York.
3) McDonald, J. (1975) The Game of Business. Doubleday & Company, Inc.: New York.
4) Fudenberg, D. ve J. Tirole (1996) Game Theory. The MIT Press: Massachusetts.
put together by US